Çeşme.Net - Cesme.NetÇeşme Otel Restoran Bar Tatil Tarih

Çeşme Haberleri
14.05.2013 - Çeşme'nin Problemleri

Ülkemizde bazı kronik sorunlar vardır. Bunlar bazı bölgelerde daha da göze çarpar. Güzel Çeşme'miz ülkemizin en nadide, en değerli köşelerinden biridir. Ne yazık ki bazı sorunlar burada da kronikleşmiş ve fazlasıyla göze batmaktadır.

Son yıllarda sokak hayvanları Çeşme'de ciddi bir problem oluşturmaktadır. Çeşme'de yerli veya ziyaretçi herkesi rahatsız etmektedir. Yandaki fotoğraf Alaçatı merkezine girişte geçen hafta çekildi. Aynı ufak karede tam 5 adet gayet büyük köpek sayabilirsiniz. Arabanızı park ederken sizi genelde rahatsız etmeseler de bu görüntü hoş olmamakla birlikte yine de tehlike arz etmektedir.

Aynı sokak hayvan problemi Çeşme'nin tüm bölgelerinde göze çarpmaktadır. Ilıca'da denize girerken veya küçük çocuğunuz kumsalda oynarken 40 kiloluk bir köpek koşarak gelip, çocuğunuzun yaptığı kumdan kalenin yanına tuvaletini rahatlıkla yapabilir. Bu öylesine bir örnek değildir, bizzat geçen hafta yaşadığımız bir örnektir.

Köpek sorununun yanında bir de kedi problemi vardır ki sayı olarak daha ciddi boyutlardadır. Bütün bu sokak hayvanları görüntü kirliliği, potansiyel saldırı tehlikesi ve sağlık tehditleri oluşturmaktadır ve medeni bir yerde artık bu sorunlar çözülmelidir. Modern bir turizm beldesinde, Türkiye'mizin yüzünü tüm dünyaya gösterdiği bir yerde bu manzaraların yeri yoktur.

Bu sene Çeşme yaz sezonuna biraz erken merhaba dedi. Son bir kaç günün yağışlı havasını saymazsak Nisan sonundan beri rahatlıkla denize girilebiliniyor. Turizmciler büyük bir heyecanla sezona hazırlandı ve çoğu sezonu açtı bile. Peki neden Mayıs ortasında Ilıca gerçek bir şantiye halinde? Yandaki fotoğrafın sağ yarısı yine geçen hafta Alaçatı'dan Ilıca'ya giden yolun halini gösteriyor. Bütün Ilıca'daki yollar bu halde. Arabanızla yolunuzu bulmanız çok zor. Etraftaki toz toprağı hiç saymıyoruz bile. İnşaat alanındaki tabela çalışmaların 11 Haziran'a kadar süreceğini bildirmekte. Bu tarihte çalışmalar bitse bile, bu tarih yine çok geç. Ki ülkemizde genelde bu tarz çalışmaların bitmesi gecikir ve sonrasında da toz toprak uzun süre devam eder.

Bu mevsimde yeşilliklerle, çiçeklerle bezenmiş olması gereken Çeşme gelen ziyaretçilere bu manzaralarla hoşgeldiniz diyor. Eminiz ki bizim gibi bir çok kişi bu konulardan rahatsız olmakta ve ilgili mercilerin bunlara acilen el atmasını ve kalıcı çözümler bulmasını beklemektedir.

23.03.2013 - Muhittin Dalgıç, Çeşme Belediye Başkanlığına Aday

Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Çeşme Belediye Başkanlığı'na aday adayı olduğunu açıkladı. Beldesi Çeşme'ye bağlanacak olan Dalgıç, "Tek amacım Çeşme'ye hizmet etmek ve kenti daha da büyütmek" dedi.

Türk turizminin yükselen yıldızı haline gelen ve ünlü isimlerin akınına uğrayan Alaçatı'nın belde Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Çeşme Belediye Başkanlığı'na aday adayı olduğunu açıkladı. Belde belediyelerin ilçe belediyelere bağlanmasını öngören 6360 sayılı yasa gereği Alaçatı'nın Çeşme Belediyesi'ne bağlanacağını belirten Dalgıç, "Ben de bu çerçevede bu adaylık kararını aldım. 14 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde partim CHP'den Çeşme Belediye Başkan aday adayıyım" dedi.

Alaçatı Belediye Başkanlığı görevini sürdürürken, Çeşme yarımadasını daima bir bütün olarak algıladığını ve projelerini de yıllardır bu yönde geliştirdiğini ifade eden Dalgıç "Çeşme ve Alaçatı birbirinden ayrı algılanmaması gereken yerleşimlerdir. Ben yıllardır tüm projeleri bu düşünceyle gerçekleştirdim. Alaçatı'da yıllardır yaptıklarımız ve ilçeye sağladığımız katma değer ortada. Benim amacım Çeşme'ye hizmet etmek ve kenti daha ileri seviyelere taşımaktır" dedi.

Toplu konutun yeri önemli

Çalışmalara şimdiden başladıklarını da vurgulayan Dalgıç, Çeşme Reisdere'de yapılması planlanan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konutları ile ilgili devam eden tartışma konusunda da açıklamalarda bulundu. Çeşme'de toplu konutların genel yapıyı bozmayacak şekilde yaşama geçirilmesi gerektiğini belirten Dalgıç, "Çeşme'de toplu konut ihtiyacı var. Ancak bunun nerede ve nasıl yapılacağına ilişkin karar Ankara'da verilmemeli. Karar yerel yönetimlerle bir araya gelinerek öyle alınmalıdır. Çeşme'nin Kuşadası, Marmaris gibi beton yığınına çevrilmemesi için akılcı çözümler üretilmeli. Konutlar, şu andaki gibi turizm tesisleri olan yerde değil kentin dışında yapılmalı. Çünkü Çeşme'de yatırımlar yapıldıkça çalışan insanlar da buraya geliyor. Bu insanlar nerede, nasıl ikamet edecek. Kiralarını nasıl ödeyecekler. Kiralar şu anda pahalı. İşte bu sorunları çözmek için toplu ulaşım devreye sokulmalı. Çeşme'nin dışında bulunan bir çok arazi toplu konut için kullanılabilir" diye konuştu.

(Yeni Asır)

02.03.2013 - Sakız Adası'ndan Karnaval Daveti

Yunanistan'ın Sakız Adası'nda düzenlenecek olan Apokries Karnavalı İzmir'de tanıtıldı.

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (Türsab) İzmir Şubesi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Sakız Adası Belediyesi Turizm Geliştirme Komitesi Başkanı Koustos Moundros, 16-18 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan karnavala Türkleri davet etti.

Moundros, Paskalya döneminden önce kutlanan Apokries Karnavalında turistlerin bir çok etkinliği izleme imkanını bulacağını belirterek şunları söyledi:

"Biz İzmir'i ve Çeşme'yi çok sık ziyaret ediyoruz. Her gelişimizde bizleri çok sıcak karşılıyorsunuz. Bunun için çok teşekkür ederim.
Sakız Adası Çeşme'den 1 saatten daha da kısa sürede ulaşılabilen bir noktada. Sakız Adası'nın bütün Türkiye'de tanınmasını çok istiyorum. Sakız Adası, ilkbahar ve yaz aylarında gezilmesi çok güzel bir yerdir. Her fırsatta da geleneklerimizi göreneklerimizi sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Müzik ve eğlence dönemi var önümüzde. Bu karnaval eğlencesini de sizlerle birlikte yaşamayı arzu ediyoruz."

Türsab İzmir 2. Başkanı Hasip Ali Hepşen de Yunan adaları ile turizm ilişkilerini geliştirmeye önem verdiklerini dile getirdi. Sakız Adası'nın birçok cazip yönünün bulunduğuna dikkati çeken Hepşen, "Karnaval eğlencelerinde Sakızlı dostlarımızı yalnız bırakmayacağız" dedi.

(AA)

17.01.2013 - Planlanan Rüzgar Santraline İmzalı Tepki

Çeşme İlçesi Karadağ Mevkisi'nde yapılmak istenen rüzgar santraline karşı imza kampanyası başlatıldı.

İzmir'in Çeşme İlçesi Karadağ Mevkisi'nde yapılmak istenen rüzgar santraline karşı imza kampanyası başlatıldı.

Doğal zenginliklere ve turizme zarar vereceği ileri sürülen santrale çevrecisinden turizmcisine, inşaat mühendislerinden siyasetçiisine kadar pek çok kişiden tepki geldi.

Ulusoy Limanı'nın üst tepesindeki, doğu kesimi konut ve eğitim alanı imarlı Karadağ Mevkisi'ne, bir enerji üretim şirketi tarafından rüzgar santrali yapılması için çalışma başlatıldı. Santrale karşı çıkan, aynı zamanda inşaat yüksek mühendisi olan Çeşme Belediye Meclisi üyesi AK Partili Hüseyin Boyacı öncülüğünde Charlie Cafe'de basın toplantısı düzenlendi, başlattılan imza kampanyasına destek istendi. Toplantıda Boyacı'ya, İnşaat Mühendisi Hakan Kerman ile Karadağ sakinlerinden Çeşme Belediyesi'nin CHP'li eski meclis üyesi Coşkun Vural da eşlik etti.

Çeşme için yapılan hiçbir projeye karşı olmadıklarını belirterek konuşmasına başlayan Hüseyin Boyacı şunları söyledi:

"Planlanan yatırımların ilçe içindeki konumları konusunda Çeşmeli'lerin endişelerini paylaşıyoruz. Karadağ, rüzgar türbini üssü olamaz, olmamalı. Anadolu'nun batı ucundaki güzide ilçemiz her zaman güneşi, denizi, rüzgarı ve termali ile gözde olmuştur. Son 40 yılda alternatif turizm olanakları ile de geleceğini turizm üzerine kurgulamaktadır. Bu ilçede yaşayan veya Çeşme yaşamını paylaşan herkesin, Çeşme'yi var eden doğal zenginliklerini gözünün bebeği gibi sakınmak ve korumak, geleceğe taşımak sorumluluğu vardır."

'KARŞI ÇIKMAMAK ÇEŞME'YE İHANETTİR'

Çeşme Belediyesi'nin CHP'li eski üyesi Coskun Vural da, Çeşme'nin doğal görünüm ve zenginliklerini birlikte koruması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

"Zira geriye bakıp hayıflandığımız karşı çıkmadığımız bazı uygulamaların zararlarını artık bariz bir şekilde görüyoruz. 'Başka Çeşme Yok' dedikçe, birileri sanki inadına bu cennet beldeyi yok etmek için projeler üretiyor. Çeşme'de başka tepe mi kalmadı da, Sakız Adası ve deniz manzaralı Karadağ'a göz diktiler. Buna karşı çıkmak her Çeşme seveninin boynunun borcudur. Ses çıkarmamak ise Çeşme'ye ihanettir."

İnşaat mühendisi Hakan Kerman da, Karadağ'a yapılmak istenen rüzgar santralinin ilçeye zarar vereceğini savundu.

(DHA)

09.12.2012 - Four Seasons Otelleri Sabancı Grubuyla Yakında Alaçatı'da

Dilek Sabancı’nın başkanlığını yaptığı Dilek Gayrimenkul, Çeşme’de hayata geçireceği proje için Four Seasons Hotels and Resorts ile anlaştı. Sabancı, 2016’da açılacak proje için 250 milyon lira yatırım yapacak.

2006 yılından bu yana gayrimenkul ve turizm alanında faaliyet gösteren Dilek Gayrimenkul’ün, Four Seasons Hotels and Resorts ile yapacağı resort projesine ilişkin sözleşme Dilek Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Sabancı ve Four Seasons Hotels and Resorts Başkanı ve CEO’su Kathleen Taylor tarafından imzalandı.
SÜ Sakıp Sabancı Müzesi’nde gerçekleştirilen imza törenine Dilek Sabancı, annesi Türkan Sabancı, kardeşi Sevil Sabancı ve yeğeni Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da katıldılar. Akdeniz ve Ege havzasının ilk ‘Seçkin Resort Tesisi’ unvanına sahip Four Seasons Resort Çeşme’nin 2016 turizm sezonunda hizmete açılması planlanıyor.   

250 milyon lira yatıracak
Projeyle ilgili olarak böyle bir anlaşma imzalamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden merhum Sakıp Sabancı’nın kızı Dilek Sabancı, şunları söyledi:
“Yaptığımız titiz çalışmalar ve araştırmalar sonucunda bu benzersiz ve iddialı projeyi, uluslararası işletme deneyimli ve sektöründe dünya lideri olan Four Seasons işbirliği ile hayata geçirme kararı aldık.
Four Seasons’ın lüks ve seçkin hizmet anlayışı ile Dilek Gayrimenkul’ün gücünün birleşmesi sonucunda, turizm sektörümüze örnek bir proje kazandıracağız. Four Seasons Çeşme Resort projesine 250 milyon lira yatırım yapmayı öngörüyoruz. 350 kalifiye personelimizle konuklarımıza hizmet vereceğimiz tesisimizi, 2016 yılında hizmete açmayı hedefliyoruz.”
Dilek Sabancı,  Four Seasons Resort Çeşme projesinin masmavi ve tertemiz bir denizin, binlerce yıllık uygarlık tarihi, kültürü ve doğal güzelliklerin buluştuğu Çeşme- Alaçatı’da hayata geçirileceğini belirterek, projede her biri, özel iç bahçeli ve deniz manzaralı terasa sahip, 130 adet resort suit, denize hakim manzaralı, özel lüks bahçeli ve havuzlu 16 adet villa bulunacağını söyledi.

Zengin yabancıları çekecek
Projenin su sporları merkezi ve windsurf yapmaya uygun özel plaja da sahip olacağını anlatan Sabancı, “Çocuklar ve gençler için kulüplerin yanısıra çeşitli spor alanları ve fitness merkezi, termal havuz ve hamama sahip spa merkezi, özel olarak tasarlanmış açık ve kapalı çocuk ve yetişkinler için havuzlar, köy meydanına açılan restorantlar, kafeler, eğlence ve alışveriş birimleri ile kongre ve sosyal toplantı amaçlı salonlar bulunacak” dedi.
Dilek Sabancı, Dilek Gayrimenkul’ün turizm sektöründeki ilk yatırımı olması nedeniyle büyük önem verdiği projeye ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana hedefimiz, ülkemizin eşsiz tarihi ve kültürel coğrafyasına yüksek segmentte yabancı konukları çekmek ve Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan turizmin büyümesine katkı sağlamaktır. Four Seasons’ın, uluslararası kabul görmüş başarıları, deneyimi ve lüks segment otelcilik anlayışındaki rakipsiz duruşuyla, bu hedefimize katkı sağlayacağından eminiz.”

(Milliyet)

07.12.2012 - Çeşme'nin Kış Termal Turizmi Var

12 ay açık olan Çeşme Altın Yunus Oteli özellikle İskandinav ülkelerinden gelenleri ağırlıyor.

TÜRKİYE’nin tatil cennetlerinden Çeşme, kış sezonunda sessizliğe bürünürken, 12 ay açık olan Çeşme Altın Yunus Oteli ise termal turizm ile özellikle İskandinav ülkelerinden gelenleri ağırlıyor.

Başarılı bir yaz sezonunu geride bırakan Çeşme’nin beş yıldızlı otellerinden Altın Yunus, kış aylarında doluluk oranını yüzde 30’un altına düşürmüyor. Kışın termal turizmi öncelik olarak belirleyen Altın Yunus Otel’in Genel Müdürü Tayfun Başkurt, “Termal turizmin kış sezonunu hareketlendirmesi ve Çeşme’nin cıvıl cıvıl olması lazım. Şifalı su dünyanın kaç yerinde var ? Ama biz elimizdekini yeteri kadar değerlendiremiyoruz. Aralık ayının sonlarında termal turizmi tanıtmak ve daha iyi bir müşteri potansiyeline sahip olabilmek için İskandinav ülkelerini dolaşacağız. Çeşitli fuarlarda ve bire bir temaslarda bulunup Çeşme’nin güzelliğini göstermemiz lazım” dedi.

“ÇEŞME’NİN FARKINI BİLMİYORLAR”

2014 Yılında Altın Yunus Otel’inin 1500 kişilik kongre merkezine kavuşacağını belirten Başkurt, “Üç bölmeli uluslararası standartlarda yapılacak olan kongre merkezi ses getirecek. Hiçbir detaydan kaçınılmayan merkezde, asansörle salonlara araba bile indirilebilecek” diye konuştu. Türkiye’de, Antalya başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nin gerek fiyat gerek hizmet olarak kongre turizminden yüzde 70 pay aldığını ifade eden Tayfun Başkurt, “İnsanlar Çeşme’nin farkını bilmiyorlar. Antalya ve bölgesi kışın soğuk ve sert bir iklimle yüzyüze. İnsanlarda artık farklılık arıyor. İklimi, oksijeni, termal suyu, doğası ve ulaşımı ile rakipsiz olması lazım. Tek farkımız fiyat farkı. Kongre müşterisini de Çeşme’ye çekmek zor değil. Her zaman ki dediğimiz gibi bu iş iyi bir reklamın yanı sıra toplam kaliteden geçer. Otelciler ve esnaf buradan ekmek yiyor” diye konuştu.

(DHA)

25.11.2012 - Çeşme'de Kış Trofesi Başladı

İZMİR'in Çeşme İlçesi'nde, 23 teknenin katıldığı Kış trofesinin ilk etabı start aldı. 4 kategoride düzenlenen yarışmanın ilk gününü derece ile tamamlayan sporcular, ödüllendirildi.

Polo Garage-ICYC Kış Trofesi 23 teknenin katılımıyla Çeşme Marina'da başladı. Çeşme koy içinde 3 etapta gerçekleşecek yarışmanın ikinci etabı 8-9 Aralık, finali de 22 Aralık Cumartesi günü yapılacak. Startı skipper brifinginin ardından verilen yarışta ilk gün coğrafi rota uygulandı. Birbirinden donanımlı tekneleri ve iddialı ekipleriyle trofeye katılan yarışmacılar, 15-20 knot arası esen rüzgarla 22 millik rotada yarıştı. 'IRC 1', 'IRC2' ve 'Destek 1' ile 'Destek 2' sınıfı olmak üzere 4 kategoride düzenlenen yarışa, aralarında Yunanistan'ın Sakız Adası'ndan gelen Code Zero - Vodafone Yelken Takımı ekibinin de bulunduğu yaklaşık 100 sporcu katıldı. Ekipler dereceye girebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı.

Çeşme'nin kış mevsimini renklendiren ve izleyicilere görsel bir şölen sunan yarışmanın ilk gününde, 'IRC 1' sınıfında yarışan tek yabancı tekne olan Code Zero - Vodafone Yelken Takımı ekibi birinci, Ladies First teknesi ekibi ikinci, Mad X teknesi ekibi üçüncü oldu. 'IRC 2' sınıfında Trinity 2 teknesi ekibi birinci, Ventus teknesi ekibi ikinci, Yaşar Üniversitesi teknesi ekibi de üçüncü oldu. 'Destek 1' sınıfında Piscis teknesi ekibi birinci, Eylül - D teknesi ekibi ikinci, Okita teknesi ekibi üçüncü oldu. 'Destek 2' sınıfında ise Çeşme Sailing - Lady Naz teknesi ekibi birinci, Farmer teknesi ekibi ikinci, Duygu 7 teknesi ekibi ise üçüncü oldu.

Çeşme Rotary Kulübü tarafından yarış sonrası Çeşme Marina'da bir kokteyl verildi. Derece alan yarışçılara ödülleri takdim edildi. Trofenin ödülleri Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan, Çeşme Rotary Kulübü adına Onur Kılınç ile Çeşme Merkez ve Çeşme Marina Polo Garage sahibi Mehmet Benlioğlu tarafından verildi.

TÜRKİYE'NİN ÖNEMLİ YARIŞLARINDAN BİRİSİ OLACAK

Çeşme Marina Müdürü Kemal Saatçioğlu ödül töreninde sonuçları açıklamadan önce yaptığı konuşmasında toplam 5 gün sürecek trofenin ilk günü yarışının Çeşme Rotary Kulübü olarak değerlendirileceğini ve her yarışın sonuçlarının trofenin toplamına da dahil edileceğini söyledi. Trofenin sponsorluğunu Pologarage'ın üstlendiğini ve bu mevsimde Çeşme'yi hareketlendirmelerine destek verdiklerinden dolayı kendilerine teşekkür eden Saatçioğlu, "Sizlerin sayesinde bu yarışlar gelişecek, artacak ve bundan çok daha büyük bir topluluk olacağız. Çeşme'deki yarışları Türkiye'nin önemli yarışlarından birisi haline getireceğiz. Ama bu sizlerin desteği olmadan mümkün değil. Burada olup da bu yarışlara destek olan bütün yarışçılara, tekne sahiplerine ve misafirlerimize çok teşekkür ediyoruz. Bugün IRC 1, IRC 2 ve Destek 1 ile Destek 2 sınıfı olmak üzere toplam dört kategoride çok güzel yarış yaptık. Bu organizasyonlar yarış olarak çok heyecanlı, sosyal etkinlik olarak da çok keyifli. Yarışlarımız yarın, bir hafta sonra ve ondan sonra tekrar devam edecek. Biz adım adım kış trofesine doğru yaklaşmaya çalışıyoruz. Bu yıl aralık ayının ikinci haftasında keseceğiz. İlk başlangıcı bu yarışta yaptık. Ama ondan sonraki sene bütün kışı ve baharı beraber geçireceğiz. Böylece Çeşme kış aylarında hiç değilse hafta sonlarında marinamız sayesinde hareketlenmiş olacak. Amacımız ileride Çeşme'yi kış trofelerinin merkezi yapmak" dedi.

İLK OFF SHORE DENEYİMLERİNDE ÜÇÜNCÜ OLDULAR

Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan yarışmada derece alan yarışmacıları kutlayarak, Yaşar Üniversitesi ekibinin aldıkları eğitimle takımlarını güçlendirdiklerini bu bakımdan yarış organizasyonunun kararıyla bir üst sınıfta yarışmaya katıldığını belirterek şunları söyledi: "Yaşar Üniversitesi Yat Takımı her zaman olduğu gibi bizim yüzümüzü güldürmeye devam ediyor. Burada da çok güzel bir başlangıç yaptılar. Şansımızı deneyeceğiz diyorduk. İlk off shore deneyimlerinde bir üst sınıflarıyla yaptıkları yarışta üçüncü oldular. Bu sezon güzel başladı. İnşallah arkası yükselerek devam etsin diyoruz. Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Yüreklerimiz onlarla birlikte. İçim gidiyor onlarla yarışmak için, ama onlar benim ruhumu da beraber götürüyorlar. Dereceler çok önemli değil, ama gençlerimizin, üniversiteli öğrencilerimizin yarışmalarını denizi, Çeşme'yi, İzmir'i hissetmelerini çok önemsiyoruz. Bu yarışta sizlerle birlikte yarışabildiğimiz için mutluyuz gerisi pek o kadar da önemli değil. Burada olmaktan çok mutluyuz."

EKİBİMİZ EKSİKTİ, ZORLANDIK

'IRC 1' sınıfı ikincisi Ladies First teknesi ekibinin kaptanı Canan Aydemir ise havanın sert olduğunu rüzgarın yaklaşık 20 knot estiğini, dalga boyunun da yükseldiğini bu yüzden zor, ama keyifli bir yarış çıkardıklarını kaydederek, "İyi yarıştık. Aslında bütün tekneler iyi yarıştı. Alışığız biz özellikle Çeşme'de böyle havalara. Bizim teknemizde bu hava için 10 veya 12 kişi olmamız gerekirdi, ama bazı arkadaşlarımız gelemeyince 5 kişilik ekiple katıldık yarışa. Böyle olunca tekneyi doğrultmada zorlandık. Sonuçta iyi yarıştık, balonumuzu da bastık. Bizim ekibimiz eksikti, rakibimizin ekibi iyiydi. Onlar tekneyi daha iyi doğrulttu. Böyle havalarda en önemlisi can sağlığı elbette ki. Kazasız belasız sağ salim dönmek daha önemli. Yoksa alışığız biz böyle havalara her türlü yarışıyoruz. Bugün off sore yaptık. Şamandıramız vardı, oradan adayı döndük. Tekrar sosis yaptık orta kupa. Ondan sonra da finish yaptık. Güzel ve keyifliydi" diye konuştu.

İSTEDİĞİMİZ SONUCA ULAŞTIK

Yarışmanın ilk gününde birinci olan 'IRC 1' sınıfında yarışan tek yabancı teknesi Sakız adasından gelen Code Zero - Vodafone Yelken Takımı ekibinden Tatiana Tsardaka birinci oldukları için çok mutlu olduklarını belirterek, "Yarış çok keyifli geçti. Hava sertti, ama iyi bir ekibimiz vardı. İstediğimiz sonuca ulaştık. Buradaki misafirperverlik, sıcaklık, arkadaşlık ve dostluktan ekip olarak çok etkilendik. Çeşme yelken sporu için ideal bir yer" dedi.

YARIŞMANIN FİNALİ 22 ARALIK'TA

Yarışmanın ikinci günü sosis rota uygulanacak. Genel ödüller 22 Aralık Cumartesi günü yapılacak yarışların ardından düzenlenen ödül töreninde takdim edilecek. Törenin ardından da bir kokteyl verilecek. Yarışta Uluslararası Yelken Federasyonu (ISAF) Yelken Yarış Kuralları (RRS) 2011-2012, Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) ilgili Talimatları, IRC Kuralları 2012, ISAF Özel Açıkdeniz Yönetmeliği 2011-2012 (Kategori 4), ISAF Yönetmelik 20 kuralları uygulandı. Yarışlarda RRS A4, A4.1, A4.2 puan sistemleri kullanıldı.

Fulya OMAÇ (DHA)

15.11.2012 - Çeşme Fenerburnu Balıkçı Barınağı Projesine AKP ve CHP Birlikte İtiraz Ediyor

AK Parti ve CHP, balıkçı barnağına karşı ortak hareket ediyor

ULAŞTIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı DHL İnşaatı Genel Müdürlüğü İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan Çeşme Fenerburnu Balıkçı Barınağı ve Rıhtım Projesi, tepki çekti. AK Parti ve CHP’liler, askıya çıkan ÇED raporuna, birlikte itiraz edecek.

12 milyon lira bedelli, 170- 200 adet muhtelif boyda balıkçı teknesi düşünülerek hazırlanan Fenerburnu Balıkçı Barınağı ve Rıhtım Projesi’nin, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu askıya çıktı. 30 günlük itiraz süresinin dolmasına sayı günler kala, AK Parti ve CHP’nin Çeşme’de önde gelen isimlerinden itiraz sesleri yükseldi. AK Parti’li Çeşme Belediye Meclis üyesi Hüseyin Boyacı ile CHP’li üye Hakan Kerman, ’Fener Koyu Çeşme’de, başka da Çeşme yok’ sloganıyla imza kampanyası başlattı. Boyacı ve Kerman amaçlarının partilerüstü bir dayanışma göstererek, yaşadıkları beldeye sahip çıkmak olduğunu söyledi.

BALIKÇI BARINAĞI DEĞİL, EGE TROL BALIKÇI LİMANI

AK Parti Çeşme Belediye Meclisi üyesi ve inşaat yüksek mühendisi Hüseyin Boyacı, DHA’ya yaptığı açıklamada, ne küçük teknelerle avlanan yerli balıkçıların barınma ve çekek taleplerine, ne de devasa trollerle avlanılmasına karşı çıkmalarının söz konusu olmadığını, itirazlarının balıkçı barınağı adı altında yapılacak Trol balıkçı limanının yeri olarak Fenerburnu’nun seçilmesine olduğunu söyledi.

"BUNU GELECEK KUŞAKLARA ANLATAMAYIZ"

Hazırlanan ÇED raporunda tesisin yapım aşamasının 5-8 yıl süreceğini, ömrünün ise 35 yıl olarak hesaplandığını vurgulayan Boyacı, şunları söyledi:

"Çeşme Fenerburnu balıkçı barınağı, ilçe merkez balıkçılarının, tur teknelerinin haklı ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak barınak talepleri için 1985’te gündeme gelmişti. Oysa bugün Ege açık deniz balıkçılarının, trol ve gırgırların lojistik balıkçı limanı olarak karşımıza çıktı. Yapılmak istenen barınak değil, Ege denizinde avlanan yüksek tonajda balıkçı gemilerinin limanıdır. Çeşme turizminin ve doğasının geleceğini tehdit eden devasa boyuttadır. Bu nedenle partiler üstü konsensus ile değerlendirilmesi, tüm ilgili ve sorumluların bir kez daha düşünmesi ve tartışması gereken, artık sadece balıkçıların değil, Çeşme’nin ve turizminin geleceğinin ortak sorunudur. Çeşme’nin merkezinde turizme ayrılmış tek alanın hemen önünde ve merkezdeki iki plajdan büyüğünün burnunun dibinde, tonlarca taş dolgu ve beton ile denizden doldurularak kazanılacak alan üzerinde liman yapmayı gelecek kuşaklara anlatamayız. Kuzeyden esen rüzgarlara açık güzelim Fener koyu plajında kirlenmenin temel sorumlusu olacak bu trol limanı, koyu 5- 10 yıl içinde bataklığa dönüştürebilecektir."

Fenerburnu projesine dahil edilen troller için alternatif iki seçenek bulunduğunu savunan Hüseyin Boyacı, "Bunlardan bir tanesi Gerence Körfezi, diğeri de Alaçatı Mersinli Koyu’ndan sonra gelen Zeytineli Köyü Körfezi" diye konuştu.

"SESSİZ KALMAK İHANETİN PARÇASI OLMAKTIR"

CHP’li Hakan Kerman da ’Hayır’ kampanyasına tam destek verdiğini belirtti. Bu duruma sessiz kalmanın ihanetin bir parçası olmak anlamına geleceğini savunan Kerman, şöyle konuştu:

"Aklı selim hiç kimse bu işin yanında yer alamaz ve çoluğuna çocuğuna bunun hesabını veremez. O yüzden çok geç kalmadan bu yatırımdan vazgeçilmesini sağlamalıyız. Günlük tur teknelerimizin ve küçük balıkçılarımızın gerçekten çekek ve barınma problemi var ama bunun yeri Fenerburnu olamaz. Unutulmamalı ki Çeşme merkezde turistik tesis alanı kalan tek yerimiz Fenerburnu’dur. Önüne barınak adı altında gemi tamir ve bakım işlikleriyle, benzin istasyonuyla tam teşekküllü bir balıkçı limanının yapılması hiç bir akla ve mantığa sığmaz. Bu proje gerçekleşirse hakim kuzey rüzgarları ilk olarak bu plajı bitirecek. Bu şartlar altında siyaset üstü, hiç bir kişisel beklenti olmadan, kavga-polemik yapmadan Çeşme için, Çeşme’nin geleceği için birlik olmalı, tüm gücümüzle yapılmak istenen projeye karşı çıkmalıyız. Çeşme bizimdir, birilerine menfaat kazandırmak adına Çeşme’nin geleceğiyle oynayamaz."

Hüseyin Boyacı ile Hakan Kerman imza kampanyasının ardından, askıya çıkan projeye 16 Kasım Cuma günü toplu dilekçe ile itiraz edeceklerini söyledi.

(Milliyet)

06.11.2012 - Dalış Şampiyonundan Çeşme'de Dalış İpuçları

Türkiye Sualtı Görüntüleme Şampiyonu Kerim Sabuncuoğlu, bu yıl Çeşme’de düzenlenen yarışmalar sırasında iki günde 24 dalış yaptı. Sabuncuoğlu, meraklıları için Çeşme’deki 4 favori dalış noktasını anlattı.

88 Taşı

Genellikle bütün Ege’nin karakteristiğini yansıtan kurak bir görünümü var ancak 30 metreden sonra canlılık başlıyor. Sarı süngerimsiler, orfozlar, eşkina sürülerine neredeyse her taşın arkasında bir mürene rastlayabiliyorsunuz. Biraz sabırlı olursanız müren kırmızı temizlikçi karidesi kovuktan dışarı çıkabilir.

Ayrık Taş

Burası karadan kopmuş çok büyük bir duvar gibi düşünülmeli. Kayaların alt tarafında rastladığınız renklilik bu duvarın her iki tarafında bulunuyor. 10 metreden başlayan ve bir metre yükselen kanyonun dış duvarı 20 metreden yukarı doğru yükseliyor. Dış duvar çok canlı, deliklerde utangaç gobiler, mürenler görebilirsiniz.

Yatak Odası

Küçük bir adanın arkasındaki bir mağaranın adı Yatak Odası olmuş. Mağaraya varmadan bir arkın ve karagöz sürülerinin altından geçiyorsunuz. Mağaranın tepesindeki bacadan harika bir ışık süzülüyor içeriye. Yatak Odası’nın duvarlarında sarı mercanları bulabilirsiniz. Mağaradan çıkışta çok büyük bir çapayı duvara yaslamışlar. Biraz ileride daha küçük bir girinti var buradaki sarı mercanlar daha büyük. Dibe doğru kırmızı başlı hani balığı ve bulut gibi mini karidesleri görebilirsiniz.

Monem Batığı

Çeşmedeki en etkileyici nokta bu. Büyük ambarları olan canlı hayvan gemisi 16 -17 metreye yan yatmadan tam karinasının üzerine oturmuş. Batık pek çok canlıya korunak. Üzeri bir bulut gibi papaz balıkları ve istavritlerle dolu. Eşkinalar, mürenler, sinaritler, şanslıysanız yakınızdan hızla geçen akya sürüleri, iskorpitler, ahtapotlar harika. Diğer yandan 4-5 çeşit deniz tavşanı, karidesler istiridyeler... Gemi dümen palasının içinde müren ve hem kırmızı hem sarı temizlikçi karidesleri var. Batığın içinde gezerken çok dikkatli olun. Palet hareketleriyle kalkan tortu görüşü sıfırlayabiliyor. Ayrıca gemi çürümeye başlamış, her an içeride mahsur kalabilirsiniz. Biz oradayken kaptan köşkü yeni çökmüştü. Bu nedenle tedbirli davranmak gerekiyor.

KÜBA’DA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEKLER

Türkiye Sualtı Görüntüleme Şampiyonası, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nca her yıl düzenleniyor. Bu yıl 15’inci Altın Palet Sualtı Görüntüleme Şampiyonası adıyla 3-6 Ekim’de Çeşme’de düzenlendi. Kerim Sabuncuoğlu yarışmaya Birkan Babakol ile katıldı. Jürinin açık oylaması sonucunda ikili bütün kategorilerde podyuma çıktı. Üç gümüş, birer altın ve bronz madalyayla yılın şampiyonu oldu. 2013 Nisanı’nda Küba’daki Kaya Largo’da yapılacak Dünya Sualtı Görüntüleme Şampiyonası’na gitmeye hak kazandılar. Onlarla birlikte Cem Gazivekili de Türkiye ikincisi olarak milli takıma seçildi. Kerim Sabuncuoğlu, dalış ve fotoğraf tutkusunun yanı sıra iyi bir gezgin. Ailece dalış turlarına katıldıklarını, gittikleri ülkeyi, şehri gezdiklerini ya da sadece sualtı fotoğrafçılarıyla teknede buluşup dalış gezileri yaptıklarını anlatıyor.

(Hürriyet)

02.11.2012 - Turizmde Patlama Sırası Çeşme'de

İstanbul’un, dünyanın en çok turist çeken şehirlerin başında gelen Roma’yı geçtiğini belirten Alaçatı Solto Otel’in genel müdürü Gökçe Kesikçiler, sıranın İzmir ve Çeşme’de olduğunu söyledi.

Aynı zamanda Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkan Yardımcısı olan Kesikçiler, “Bizler de Avrupa ülkeleri gibi kültürel yapıya önem vermeliyiz. Turizme canlılık ancak böyle kazandırılır” dedi. Son yıllarda yapılan tanıtımların arttığını ve bu artışın turizme yansımasındaki en büyük etkiyi İstanbul’un gördüğü belirten Kesikçiler, “Şimdi sıra İzmir ve Çeşme’ye geldi. İzmir’de tarihi dokusu ve Çeşme ile Alaçatı gibi turizm cennetine sahip. ÇEŞTOB ve diğer birlikler daha çok tanıtım yapmalı. Bu da sürekli hale getirildiğinde turist sayısında artış sağlanabilir. Belki de bir Hollywood filminin burada çekimini sağlayabiliriz” dedi.

AMBALAJ ÖNEMLİ
Yurtdışı turizm bölgelerinin ambalajını iyi yaptığını söyleyen Gökçe Kesikçiler, “Santorini bir resimle milyonlara ulaşıyor. Roma’da pizza ve farklı makarna çeşitleri hariç 3-4 yemek çeşidi sayılamaz. Bizim burada bile açık ara farkımız var. Bizde herhangi bir esnaf lokantasına girin, 10-15 çeşit zeytinyağlı, 8-9 çeşit sıcak yemek, farklı yöresel tatlar ile harika bir yemek kültürümüz var. Ama nedense bu zenginliği tanıtmak konusunda bile çok geri kaldık.
Bana göre artık mütevazı olmayı bırakıp özelliklerimiz ve farklılıklarımızı insanların gözüne sokmalıyız” dedi.

(DHA) (Hürriyet)

24.10.2012 - Çeşme Artık Kış Turizminde de Gözde

Çeşme termal kaynakların kullanıma girmesiyle birikte kış aylarında da cazibe merkezi haline geldi.

Türkiye'nin gözde turizm merkezlerinden Çeşme, termal kaynakların kullanıma girmesiyle birlikte kış aylarında da cazibe merkezi haline geldi.

Dünyada deniz-kum-güneş üçlüsünün yanında termal ve rüzgar turizmine olanak veren doğal kaynaklara sahip ender turizm merkezleri arasında yer alan Çeşme, termal suyun otellerin hizmetine girmesiyle turizmdeki iddiasını da artırmaya başladı.

Toplam 16 bin yatak kapasitesi bulunan ilçede, 8 tesis termal nitelikli hizmet verirken yapılan yeni otel yatırımları da bu alandaki kapasiteyi artırıyor. Kış sezonunda hizmete girmesi beklenen 4 otelle, bu mevsimde hizmet veren 3 bin yatak kapasitesi 5 bine ulaşmış olacak.

Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Veysi Öncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çeşme'deki termal suyun özelliklerinin diğer kaplıca merkezlerine göre daha kaliteli olduğunun bilimsel olarak tespit edildiğini, termal kaynakların otellere verilmesi sonrası ilçede 12 ay turizmin önünün açıldığını söyledi.

DOLULUK ORANI YÜZDE 65'E ULAŞTI
Bünyesinde termal merkez kuran otellerin, genelde deniz-kum-güneş turizmi merkezi olarak bilinen Çeşme'nin aynı zamanda bir termal, güzellik ve sağlık turizmi merkezi olduğunu tanıtmak için kampanyalar düzenlediğini anlatan Öncel, şöyle konuştu:

''Kış dönemi için oldukça cazip kampanyalar düzenliyoruz. Bu kampanyalar sonucu otellerin kış ayı doluluk oranları her geçen yıl artıyor. Kış dönemi için ortalama doluluk oranı yüzde 65'lere ulaştı. Artık sadece yaz değil, kış aylarında da iddialı bir turizm bölgesi haline geldik. Termal turizme olan ilginin artması gelecekte bu alana yapılacak yatırımları da artıracak. Kış aylarında hizmet verdiğimiz yatak kapasitesi bir yılda 3 binden 5 bine çıktı.''

KÜR MERKEZİ PROJESİ
Öncel, Çeşme'de termal tedavi uygulamalarının gelişebilmesi için bir kür merkezi oluşturulmasının planlandığını, ancak bu konuda arazi sıkıntısı yaşandığını ifade etti.

Kurmayı planladıkları kür merkezi için arazi tespit ettiklerini, fakat daha önce Sağlık Bakanlığı tarafından hastane yeri olarak belirlenen arazinin tahsisi halinde yatırıma hemen başlayacaklarını dile getirdi.

(Habertürk, AA)

02.10.2012 - Alaçatı Belediyesi Kapatılacak mı?

İzmir’de 19 belde belediyesi kapatılarak mahalle statüsüne dönecek. Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Abdül Batur kapatmaları doğru bulmazken ETİK Başkanı Mehmet İşler de turizm beldelerine özel statü verilmesi gerektiğini, aksi taktirde yatırımların da kaçabileceğini söyledi. Tartışmalar devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde hükümetin Türkiye genelinde 1145 belde belediyesini kapatacağını açıklaması, başta turizmciler olmak üzere belde sakinlerini de kara kara düşündürüyor. 5747 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 1’inci maddesinde yapılan değişiklik daha önce Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüş, ancak mahkeme CHP’nin bu itirazını reddetmişti. Belediyelerin durumuyla ilgili çalışmaların henüz netlik kazanmadığı, Haziran ayında durumun belli olacağını açıklayan Ege Belediyeler Birliği yetkilileri 2 farklı senaryonun bulunduğuna dikkat çekti. Bunlardan birinin nüfusu iki binin altındaki belde belediyelerinin kapatılması olduğunun altını çizen yetkililer, diğerinin ise hükümetin büyükşehirlerde tüm ili kapsayan 50 kilometre çapında yapacağı planlamayla nüfusun 10 bine kadar çıktığı yerlerde de kapatma ve birleştirme işlemi yapabileceğini ifade etti.

Bu iki seçenekten ilkinin uygulanması durumunda Ege Bölgesi’nde Uşak, Muğla, Manisa, Kütahya, İzmir, Denizli, Aydın, Afyon illerinde toplam 214 belde belediyesinin kapanacağı söyleyen yetkililer, “Eğer bu haliyle çıkarsa İzmir’de Bayındır’a bağlı Zeytinova, Bergama’ya bağlı Ayazkent, Gölcek, Göçbeyli, Yenikent, Kınık’a bağlı Yayakent, Ödemiş’e bağlı Bozdağ, Çaylı, Gölcük, Kayaköy, Konaklı beldeleri olmak üzere 11 belediye kapatılır. Fakat yasa 2 bin yerine 10 bin nüfusa kadar olacak şekilde uygulanırsa buna Alaçatı da dahil olmak üzere birçok belediye eklenir” diye konuştu.

‘Alaçatı da gidebilir’

Yetkililere göre; Hükümetin nüfusun 10 bine kadar olan yerlerin kapatılması kararı alması halinde nüfusun 9300 kişi olduğu Çeşme Alaçatı da dahil olmak üzere de toplam 19 belediye kapatılabilir. Bu durumda da önceki listeye Aliağa’da Yenişakran Belediyesi, Çeşme’de Alaçatı Belediyesi, Dikili’de Çandarlı Belediyesi, Karaburun’da Mordoğan Belediyesi, Kınık’ta Poyracık Belediyesi, Ödemiş’te Birgi, Ovakent ve Zeytinlik Belediyeleri de eklenir.

Ege Kıyı Belediyeler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Narlıdere Belediye Başkanı olan Abdül Batur, yerel yönetimlerin güçlenmesi gerektiğini her fırsatta söylediklerini belirterek, “fakat hükümetin bu son çalışmasına baktığımızda bizim söylediğimizin tam tersine gücün merkeze doğru toplanmaya başlandığını üzülerek görüyoruz. Özellikle Gümüldür, Ürkmez gibi küçük belediyelerin kapatılmasının sorunlara neden olduğu geçtiğimiz süreçte görüldü” dedi. Çok fazla fonksiyonu olmayan gereksiz belediyelerin de bulunduğunun altını çizen Batur, “Bu tür belediyeler kapatılabilir fakat turizmin kalbi olan yerlerde bu uygulamayı yapmak çok dikkat ister. Aksi taktirde yarardan çok zarar getirebilecek bir hal alır” diye konuştu.

Çeşme Alaçatı Belediyesi gibi turizmde dünya markası olmuş belediyelere özel statü verilmesi gerektiğini de vurgulayan Başkan Batur, “Bugün Alaçatı dediğimiz belde Bodrum ve benzeri turizm bölgelerini sollamış durumda. O nedenle turizmi veya kültürel önemi bulunan bu tür yerlere özel statü verilmesi en doğru karar olur” dedi.

‘Yatırımlara set çekilmesin’

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler ise kimi küçük belediyenin zaten görevlerini yerine getirmede yetersiz kaldığını belirterek, “Bu belediyelerin işlerini de Büyükşehir belediyeleri yürütüyordu. Konuya turizmci gözüyle baktığımda merkeziyetçiliğin artması, işletmecilerin ve yatırımcıların anlık tepki göstermesini engelleyecektir. Belediyelerin kapatılması başta ruhsat, izin vb. işlemlerde çözümün uzamasına ve bu bölgede yatırım yapmak isteyen işletmelerin de gözünün korkup, kaçmasına neden olabilir” diye konuştu. Turizmin Türkiye’de ve bölgede kısa sürdüğünü açıklayan Başkan İşler, “Sezonun bu denli çabuk sona erdiği ülkemizde sistemin hantallaşması ve ilgililerin karşılarında muhatap bulmakta zorlanması turizme muhakkak olumsuz yansıyacaktır. Merkezi yönetime yönelik hacim büyümesi anlık müdahaleleri engelleyecektir. Yatırımlar, artacak bürokratik işlemlerden dolayı gecikecek bu da yatırımların önüne set çekilmesi anlamına gelecek” dedi.

‘Çeşme ve Alaçatı bir bütündür’

Diğer yandan Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel, Alaçatı özelinde kararı doğru bulduğunu söyleyerek, “Hayata geçirilmesi planlanan bu kararı olumlu karşılıyorum. Çünkü Çeşme ve Alaçatı ayrılmaz bir parça. Sonuçta birbirlerine çok yakın olan bu iki bölgenin tek bir bölgede buluşması tüm yatarım ve tanıtım faaliyetlerinin Çeşme üzerinden sürmesine neden olacaktır. Başta yatırımcılar açısından ufak tefek sorunlar olsa da tamamen Çeşme’nin yararına olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı (EBSO) Ender Yorgancılar ise kararın olumlu ve olumsuz yanlarının olabileceğini söyleyerek, “Fakat bir Bodrum gibi markalaşmış olan Alaçatı’nın kapatılmasından ziyade özel bir statü kazandırılmasından yanayım. Burada birçok firma yatırım yapmak için çalışmalar sürdürüyor. Umarım böyle bir karar yatırımların önünü kesmez” dedi.

‘Mahalle değil, ilçe olmalı’

Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Cenger de Alaçatı’nın büyüklük anlamında Çeşme’ye yakın olduğunu belirterek, “Ben bırakın Alaçatı’nın mahalleye dönüşmesini aksine ilçe olmasını istiyorum. Yerel yönetimler yasa tasarısında nüfusa göre ayarlanın yapılması bu sorunu ortaya çıkardı. Alaçatılıların da geneli Çeşme’ye bağlanmaya karşı. Çünkü insanlar buraya bir emek verip, belli bir noktaya getirmişler. Şimdi ellerinden alınmasına karşılar” diye konuştu.

Alaçatı’ya 730 kişinin daha kaydını taşımasıyla sorunun çözülebileceğini de vurgulayan Cenger, “Her ihtimale karşı nüfusumuzu 10 binin üzerine çıkarmalıyız. Bunun için yazlıkçıların ikametgahlarını Alaçatı’ya taşımalarını istiyorum. Ama her şeye rağmen Alaçatı belediyesi kapatılırsa ve ileride ben de Belediye Başkanı olursam sanki orası hiç kapatılmamış gibi tüm işlemlerin yine yapılmasını sağlayacağım” dedi.

(Gazete Yenigün)

24.09.2012 - Ilıca Otel Çeşme'ye 5 milyon € değerinde yeni yatırım yapacak

Konu ile ilgili bilgi veren Genel Müdür Yakup Demir, yeni tesisle bölgede bin 500 kişiye iş imkan sağlayacaklarını söyledi. 

İçinde yaz konseptli odalan, deniz manzaralı özel locaları da bulunacak olan tesisin temeli, önümüzdeki ay atılacak, tesis 19 Mayıs'ta hizmete açılacak.

Aynı anda bin 500 kişiye hizmet verecek toplantı salonu, 130 adet yaz konsepti ve tatil temalı odaları ve istenildiğinde 24 saat yaşanabilecek deniz manzaralı özel locaları barındıran yeni yatırım, toplam 5 milyon avroya mal olacak.

Ilıca Otel'in kendisine ait 45 dönümlük arazisinde hayata geçirilecek yatırımın temeli ekim ayında atılacak. Yeni yatırımla birlikte Ihça Otel'in bugüne kadar Çeşme'ye yaptığı yatırım miktarı, 45 milyon avroyu bulacak.

1996'da üç yıldız ve 66 oda kapasitesiyle Özilhan ve Özkardeş ailelerinin bünyesine giren Ilıca Otel, yapılan yenileme ve ilave yatırımlarla 2005 yılında 5 yıldız ve 275 yatak kapasitesine yükseldi.

Bu tarihten itibaren Çeşme turizmi için ilklere imza atan otel, 2011 yılında beldenin ilk 'Aqua Park' yatırımını gerçekleştirdi. Kendi yarattığı "risksiz bir tatil", "projeli ve iz bırakan düğün organizasyonları", "SPA&termal", "toplantı&kongre" organizasyonlarım bünyesinde barındıran “dört konsept” sistemini hayata geçiren Ilıca Otel'in bir diğer ilki ise kullandığı tarımsal/ ürünlerin yüzde 80'lik kısmını, Mamurbaba'da bulunan 25 dönümlük tarım arazisinden organik olarak elde etmesi oldu.

Çeşme Otelciler Birliği Başkan Vekilliği görevini de yürüten Ilıca Otel Genel Müdürü Yakup Demir, misafir beklentisi doğrultusunda ve Çeşme'nin vizyonuna uygun yatırımlar yaptıklarını söyledi.

Çeşme'ye konsept düğünler kazandırdıklarını ve son 7 yılda 300'e yakın düğün yaptıklarını söyleyen Demir, bu düğünler için yurt dışından 100 bin kişiyi ağırladıklarını kaydetti.
 
(Habertürk)
 
Sosyal Ağlar
Copyright © 2013 - Çeşme.Net - Her Hakkı Saklıdır
E-Bülten